Önemli Notlar
H-1B: Kayıt dönemi 4–19 Mart tarihleri arasındadır ve başvuru yalnızca işveren sponsorluğu ile yapılır; kayıt bilgilerinin resmî başvuruyla birebir uyumlu olması gerekir. EB-1A & EB-2 NIW: EB-1A’da ikinci aşama (final merits) kritik önem taşır; DHS’nin planladığı güncellemelerle çalışma temelli vizelerde daha somut ve ölçülebilir delil dönemi güçlenir.
Şubat Ayı Değerlendirmesi: Önemli Politika Değişiklikleri Vize Güncellemeleri başlığı altında, geçtiğimiz ayın ABD göçmenlik gündemini pratik, net ve dosya hazırlığınızı doğrudan etkileyen yönleriyle ele alıyoruz. H-1B çekiliş takvimi, EB-1A başvurularını etkileyen kritik yargı yaklaşımı ve çalışma temelli vizelerde beklenen düzenleme sinyalleri, Şubat ayının en belirleyici üç konusu oldu.
Bu değerlendirme, yalnızca “haber” vermek için değil, başvuru stratejisini doğru kurmanız için hazırlandı. Çünkü göçmenlikte küçük bir tarih detayı, eksik bir beyan ya da yanlış kurgulanmış delil seti, aylarca süren emeği boşa çıkarır. Aşağıdaki başlıklarda H-1B kayıt süreci, EB-1A olağanüstü yetenek standardı, EB-2 NIW kanıt beklentisi ve Vize Bülteni Şubat gibi temel alanları anlaşılır şekilde bulacaksınız.
Şubat 2026 Göçmenlik Gündemi: Dosya Stratejisini Değiştiren Başlıklar

Şubat ayı, ABD göçmenlik alanında “takvim” ve “standart” odaklı iki güçlü mesaj verdi: Birincisi, H-1B çekiliş tarihleri açıklandığı için işveren–çalışan koordinasyonu artık bir tercih değil zorunluluk haline geldi. İkincisi, EB-1A gibi üst seviye kategorilerde, USCIS’in uzun süredir uyguladığı değerlendirme yaklaşımı yeniden tartışmanın merkezine oturdu. Bu iki gelişmenin ortak noktası şudur: Başvurular yalnızca güçlü bir özgeçmişle değil, doğru kurgulanmış hukuki anlatı ve tutarlı evrak setiyle kazanılır.
Şubat ayının üçüncü büyük gündemi ise DHS tarafından çalışma temelli vizelere ilişkin yapılan “yeni düzenleme” açıklaması oldu. Resmî metin yayımlanmamış olsa da kurumların “kanıt standardını güncelleme” söylemi, özellikle EB-1 ve EB-2 NIW dosyalarında daha somut, daha ölçülebilir ve daha kolay doğrulanabilir delillerin öne çıkacağını gösterir. Bu durum, başvuru sayısını azaltır; çünkü eşiği geçen adayların dosyaları güçlenirken, sınırda kalan adayların dosyaları daha fazla risk taşır.
Bu tablo içinde en kritik hareket planı nettir: Takvimi kaçırmamak, beyanları dosya boyunca aynı çizgide tutmak ve delil setini “kriterlere göre” değil “kriterleri kanıtlayan bir hikâyeye göre” inşa etmek. Şubat ayının mesajı, başvuru hazırlığında hız kadar doğruluk ve strateji gerektiğini açıkça ortaya koyar.
Şubat Ayında Öne Çıkan Uygulama Hataları ve Doğru Yaklaşım
H-1B başvurularında hazırlıkları son günlere bırakmamak doğru bir yaklaşımdır. Aksi halde son günlerde yaşanabilecek teknik sorunlara karşı korunmasız kalınabilir. Yine EB-1A olağanüstü yetenek dosyalarında kriter sayısını artırmaya odaklanıp, ikinci aşamada değerlendirilen “alanın en üst seviyesinde konumlanma” anlatısı ihmal edilebiliyor. Doğru yaklaşım: erken planlama, tüm formlar ve ekler arasında yüzde yüz tutarlılık ve her delilin “neden gerekli” sorusuna net cevap vermesidir. Bu çizgi, hem çekiliş hem de dilekçe süreçlerinde dosyanın dayanıklılığını yükseltir.
H-1B Çekiliş Tarihleri ve Kayıt Süreci: 4 Mart – 19 Mart Dönemi İçin Net Yol Haritası
Şubat ayının en somut ve takvime bağlı gelişmesi, H-1B çekiliş tarihleri ve kayıt penceresinin duyurulması oldu. H-1B kayıt dönemi 4 Mart – 19 Mart tarihleri arasındadır ve bu aralıkta kayıt, USCIS online sistem üzerinden yapılır. Buradaki kritik nokta şudur: H-1B çekilişi bireysel başvuruyla ilerlemez; süreç ABD’li işveren sponsorluğu ile yürür. Yani aday tek başına çekilişe “kayıt” olamaz; işverenin sistemde gerekli adımları atması gerekir.
Kayıt ücretinin 215 USD olarak belirlenmesi, teknik bir ayrıntı gibi görünse de işverenin bütçe ve onay süreçleri açısından önem taşır. Bu nedenle, kayıt penceresi açılmadan önce işveren tarafında yetkilendirme, şirket içi onay ve bilgi toplama süreçlerinin tamamlanması gerekir. İlk adım, işverenin USCIS platformunda hesap oluşturması ve kayıt için gereken temel şirket bilgilerini hazır etmesidir.
Kayıt sırasında girilen bilgiler “önemsiz” değildir; çekiliş kazanıldıktan sonra yapılacak resmî H-1B başvurusu ile birebir uyumlu olmalıdır. Buradaki en kritik bölüm, USCIS’in talep ettiği yasal beyanların (attestations) eksiksiz, doğru ve tutarlı biçimde girilmesidir. Tutarsızlık, ilerleyen aşamada açıklama yükü doğurur ve gereksiz risk yaratır. Şubat ayının verdiği mesaj şudur: H-1B’de başarı, yalnızca çekilişi kazanmakla değil, çekiliş sonrası dilekçeyi “sorunsuz” taşımakla tamamlanır.
H-1B Kaydı için İşveren–Çalışan Koordinasyonu Nasıl Kurulur?
H-1B sürecinde koordinasyonun omurgası, işveren tarafında tek bir sorumlu kişi ve net bir kontrol listesidir. İşveren bilgileri (şirket adı, adres, yetkili kişi), beneficiary temel bilgileri ve kayıt beyanları, kayıt ekranına girilmeden önce yazılı olarak teyit edilir. Aday tarafında ise pasaport bilgileri, geçmiş eğitim ve iş bilgileri, iş tanımıyla uyumlu bir şekilde hazırlanır. Burada amaç, kayıt ekranına girilen her bilginin daha sonra hazırlanacak dilekçede aynı şekilde yer almasıdır. Bu yöntem, çekiliş kazanıldığında hız kazandırır ve “sonradan düzeltme” ihtiyacını ortadan kaldırır.
EB-1A Olağanüstü Yetenek Başvuruları: Kritik Mahkeme Yaklaşımı ve “Final Merits Determination” Etkisi
Şubat ayının en dikkat çekici hukuki gelişmesi, EB-1A dosyalarında USCIS’in uyguladığı final merits determination yaklaşımını yeniden gündeme taşıyan federal düzeydeki değerlendirme oldu. EB-1A, olağanüstü yetenek kategorisi olduğu için iki aşamalı bir mantıkla incelenir: İlk aşamada adayın mevzuatta sayılan kriterlerden en az üçünü karşılayıp karşılamadığı değerlendirilir. İkinci aşamada ise daha öznel bir okuma ile adayın gerçekten alanında üst düzey bir konumda olup olmadığı tartılır. Pratikte, pek çok dosya bu ikinci aşamada reddedilir.
Şubat ayındaki yargısal değerlendirme, bu iki aşamalı yaklaşımın özellikle “genel ve ülke çapında standart” olarak uygulanmasının dayanak tartışmasını büyüttü. İfade edilen temel argüman şudur: Bu yaklaşımın kapsamı ve uygulanma biçimi, yönetmelik ve yasal zeminde yeterince net biçimde çerçevelenmemişse, kurumun bunu kural koyma süreci dışında sistematik hale getirmesi Administrative Procedure Act (APA) bakımından sorun doğurur. Bu çerçevede, ilgili ret kararının iptal edilmesi ve dosyanın onaylanmasına yönelik talimat verilmesi, EB-1A başvuru stratejileri açısından güçlü bir referans noktası oluşturur.
Bu gelişme her EB-1A dosyasını otomatik olarak “kolaylaştırmaz”. Ancak benzer gerekçelerle reddedilmiş dosyalarda, hukuki argüman kurma gücünü artırır. Bu mahkeme, kararı her ne kadar başvuranların elini bir miktar güçlendiren bir unsurda olsa EB-1A’da yalnızca kriterleri “saymak” ile yetinmemek gerekir; ikinci aşamada yapılacak değerlendirmeyi önden yöneten bir dosya kurgusu kurmak gerekir. Deliller, tek tek güçlü olduğu kadar, bütün olarak “üst düzey etki ve tanınırlık” anlatısını net şekilde taşımalıdır.
EB-1A Dosyası Güçlendirmek için Delil Seti Nasıl Kurgulanır?
EB-1A’da en iyi sonuç, “kriter avcılığı” ile değil “kriter–delil–etki” zinciriyle alınır. Ödüller, yayınlar, jüri üyelikleri, medya görünürlüğü ve özgün katkılar; her biri ayrı bir klasör gibi değil, aynı hikâyeyi farklı açıdan doğrulayan parçalar gibi sunulur. Final merits determination aşamasını geçmek için, adayın alanında ölçülebilir etkisi (atıflar, kullanılan yöntemler, klinik/teknik sonuçlar, sektörel kabul) açık biçimde konumlandırılır. Her belgenin önüne kısa bir açıklama eklenir: “Bu delil hangi kriteri karşılıyor ve neden adayın alanın üst seviyesinde olduğunu gösteriyor?” Bu disiplin, dosyanın ikinci aşamada güçlü kalmasını sağlar.
DHS Gündemindeki Çalışma Temelli Vizeler: EB-1 ve EB-2 NIW İçin Sıkılaşan Kanıt Standardı
Şubat ayı, yalnızca mevcut süreçleri değil, yaklaşan standart değişimini de işaret etti. DHS, EB-1A, EB-1B ve EB-2 NIW kategorileri için yeni bir düzenleme üzerinde çalıştığını açıkladı. Şubat 2026 itibarıyla resmî bir düzenleme yayımlanmadı ve bu aşamada yeni bir ücret artışı duyurulmadı. Ancak “kriterlerin modernize edilmesi” ve “delil standartlarının güncellenmesi” gibi ifadeler, başvuru sahipleri için doğrudan stratejik anlam taşır.
Beklenen temel değişim, kanıtların daha somut ve daha net bir çerçevede talep edilmesidir. Özellikle EB-1 başvurularında kriterlerin “günümüz meslekleri ve sektörlerine uyumlu” hale getirilmesi hedeflenirken, EB-2 NIW dosyalarında “ulusal menfaat” argümanının daha ölçülebilir göstergelerle desteklenmesi beklenir. Bu, niyet beyanlarının ve genel başarı anlatılarının yerine, doğrudan çıktı üreten kanıtların (etki metrikleri, proje sonuçları, bağımsız doğrulamalar, sektör çapında kullanım) öne çıkacağı anlamına gelir.
Bu tür bir güncelleme, başvuru yapabilecek aday havuzunu daraltır. Çünkü standart yükseldiğinde, dosyaların “güzel anlatım” ile değil “kanıt gücü” ile ayakta kalması gerekir. Şubat ayının önerisi nettir: Bu vizelere başvurmayı planlayan adaylar dosyalarını hızlandırır; süreçte gecikme varsa, mevcut delil setini olası yeni kriterlere göre yeniden değerlendirir. Amaç, düzenleme yayımlandığında hazırlıksız yakalanmamak ve dosyayı sonradan aceleyle yamamak zorunda kalmamaktır.
EB-2 NIW Başvurularında Daha Net Kanıt Üretmek için Uygulanabilir Yöntemler
EB-2 NIW dosyalarında en güçlü yaklaşım, “plan” yerine “kanıtlanmış etki” sunmaktır. Projenin ulusal menfaate katkısı; yalnızca iddia olarak değil, ölçülebilir çıktılarla gösterilir: klinik sonuçlar, maliyet azaltımı, erişim artışı, süreç verimliliği, kamu yararı, sektör standardına katkı gibi göstergeler somutlaştırılır. Bağımsız uzman mektupları, yalnızca övgü içermez; adayın çalışmasının neden kritik olduğunu ve alanda nasıl kullanıldığını açıkça doğrular. Bu yöntem, “daha somut kanıt” beklentisi yükseldiğinde dosyanın dayanıklılığını korur.
Şubat Vize Bülteni ve Kategori Haritası: Aile Temelli ve İstihdam Temelli Vizeleri Doğru Okumak
Şubat ayı gündeminde yalnızca politika ve dava değerlendirmeleri değil, başvuru sahiplerinin sıkça karıştırdığı bir konu da öne çıkar: Vize Bülteni Şubat ve kategori mantığı. Vize Bülteni, bazı göçmenlik kategorilerinde sürecin hangi aşamada ilerleyebileceğini anlamak için temel referanstır. Özellikle kota ve sıra bekleme mantığı olan kategorilerde, doğru kategoride olup olmadığınızı bilmek kadar, doğru bülten okuması yapmak da sürecin hızını doğrudan etkiler.
Aile temelli vizelerde kategoriler şu şekilde sınıflanır: F-1 (ABD vatandaşlarının 21 yaş üstü bekar çocukları), F-2A (Green Card sahiplerinin eşleri ve 21 yaş altı bekar çocukları), F-2B (Green Card sahiplerinin 21 yaş üstü bekar çocukları), F-3 (ABD vatandaşlarının evli çocukları) ve F-4 (ABD vatandaşlarının kardeşleri). Bu ayrımlar, başvurunun dayandığı aile bağını ve bekleme dinamiklerini belirler. Yanlış kategori varsayımı, yanlış strateji doğurur.
İstihdam temelli vizelerde ise en sık karşılaşılan kategoriler EB-1, EB-2, EB-3 ve EB-5’tir. EB-1, olağanüstü yetenek sahipleri, seçkin akademisyenler ve çok uluslu yöneticileri kapsar. EB-2, ileri derece veya istisnai yetenek sahipleri için ana çerçevedir; EB-3 ise lisans mezunları ile nitelikli/niteliksiz çalışanları içerir. EB-5 yatırımcı kategorisidir. Şubat ayındaki düzenleme sinyalleri, özellikle EB-1 ve EB-2 NIW tarafında delil standardının önemini büyüttüğü için, kategori seçiminde “en yüksek kategoriye başvurayım” yaklaşımı yerine “en uygun ve en güçlü kanıtlanabilir kategori” yaklaşımı esas alınır.
Kategori Seçimi ve Zamanlama: En Hızlı Seçenek Her Zaman En Doğru Seçenek Değildir
Göçmenlikte doğru kategori, sadece daha prestijli olan değildir; dosyanızın en güçlü durduğu kategoridir. Örneğin EB-1A iddialı bir yol olsa da, kanıt seti ikinci aşamada zayıf kalıyorsa süreç uzar ve risk artar. Benzer şekilde aile temelli vizelerde F-2A ile F-2B ayrımı kritik bir çizgidir ve yanlış sınıflandırma beklentiyi bozar. Doğru yaklaşım; kategoriyi netleştirmek, Vize Bülteni mantığını doğru okumak ve başvuruyu “takvim + kanıt gücü” ikilisiyle planlamaktır. Bu disiplin, Şubat ayındaki gelişmelerin işaret ettiği yeni dönemde daha da değer kazanır.
Dosyanızı Bugünden Güçlendirin: Şubat Gündeminden Çıkan Net Aksiyonlar
Şubat ayının ortak mesajı tek cümleyle özetlenir: Göçmenlikte başarı, doğru zamanda doğru dosyayı vermekten geçer. H-1B kayıt dönemi gibi tarih odaklı süreçlerde hazırlık, bir “evrak toplama” işi değil, koordinasyon ve doğrulama işidir. EB-1A gibi nitelik odaklı süreçlerde ise dosya, yalnızca başarıların listesi değil; başarıların “alanın en üst seviyesine” nasıl bağlandığını kanıtlayan bir sistemdir. DHS tarafındaki düzenleme sinyalleri de, yakın gelecekte bu sistematik yaklaşımın daha da zorunlu hale geleceğini gösterir.
Bu nedenle Şubat gündeminden çıkan aksiyonlar nettir:
- H-1B çekiliş tarihleri için işverenle iletişimi erken kurun, sistem hesabı ve bilgi doğrulamasını son güne bırakmayın.
- USCIS online sistem kayıt beyanlarını ve kişisel bilgileri daha sonra sunulacak dilekçeyle birebir uyumlu hale getirin.
- EB-1A olağanüstü yetenek dosyasında ikinci aşamayı hedefleyen anlatı kurun; her delili “etki ve tanınırlık” çizgisine bağlayın.
- EB-2 NIW dosyalarında ulusal menfaat iddiasını ölçülebilir çıktılarla güçlendirin.
- Vize Bülteni Şubat ve kategori mantığını doğru okuyun; stratejiyi yanlış kategori varsayımı üzerine kurmayın.
Şubat ayı, “dosyayı güçlendiren” ile “dosyayı şansa bırakan” arasındaki farkı büyüttü. Bu fark, sadece onay ihtimalini değil, sürecin toplam süresini ve stres düzeyini de belirler.
“Şubat Ayı Değerlendirmesi: Önemli Politika Değişiklikleri Vize Güncellemeleri” gibi diğer içeriklerimiz için blog yazılarımıza göz atabilirsiniz.
Başvuruyu Hızlandırmak: Hız, Ancak Doğrulukla Birlikte Avantaj Sağlar
Dosyayı hızlandırmak, evrakları aceleyle göndermek anlamına gelmez. Hız, süreç takvimine uygun planlama ve tekrar kontrol disiplinidir. H-1B’de kayıt ekranına girilen tek bir tutarsız bilgi, çekiliş sonrası aşamada açıklama yükü doğurur. EB-1A ve EB-2 NIW tarafında ise delillerin birbirini doğrulaması gerekir; dağınık ve çelişkili anlatı, güçlü adaylarda bile riski artırır. Bu yüzden “hız” hedeflenirken ilk kural nettir: Her bilgi doğrulanır, her beyan dosya boyunca aynı kalır, her delilin dosyadaki rolü açıkça yazılır. Bu yöntem, Şubat ayının ortaya koyduğu yeni standarda en uyumlu yaklaşımdır.
Vize türleri ile alakalı daha detaylı bilgi almak için Onal Gallant ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
H-1B çekilişine bireysel olarak başvurabilir miyim?
C: Hayır. H-1B çekilişi yalnızca ABD’li işveren sponsorluğu ile yürür. Kayıt işlemini işvereniniz USCIS sistemi üzerinden yapar.
H-1B kayıt dönemi hangi tarihlerde?
C: H-1B kayıt dönemi 4 Mart – 19 Mart tarihleri arasındadır. Bu aralıkta kayıt USCIS online sistem üzerinden tamamlanır.
H-1B çekiliş kayıt ücreti ne kadar?
C: Kayıt ücreti 215 USD’dir. Ücret, kayıt sürecinin parçası olarak ödenir.
EB-1A’da “final merits determination” ne anlama gelir?
C: EB-1A’da USCIS, kriterleri karşılamanın yanında adayın alanında gerçekten üst düzey konumda olup olmadığını daha öznel bir aşamada değerlendirir. Bu aşama, pratikte birçok dosyanın reddedildiği bölümdür.
DHS’nin EB-1 ve EB-2 NIW için düzenleme çalışması neyi değiştirir?
C: Şubat 2026 itibarıyla resmî düzenleme yayımlanmasa da, açıklamalar delil standartlarının güncelleneceğini gösterir. Bu, özellikle EB-2 NIW dosyalarında daha somut ve net kanıtların öne çıkacağı anlamına gelir.
İlginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz:
I-526 Formu Nedir? EB-5 Yatırımcı Green Card Başvuru Rehberi 2026

